| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 06.04.2008 - 01:52
|
Okunma Sayısı : 341 |
Kur'an'ın
insanlara gönderilmesinden maksat, içindekileri uygulamaksızın, emir ve
yasaklarını yerine getirmeksizin muskalar yapmak değildir.
Kur'an-ı
Kerim evlerde veya bürolarda levha gibi duvara asılmak veya ondan muskalar
edinip boyuna asılmak için gönderilmemiştir. Şeytanı kovalasın, gönül huzuru
versin veya korusun diye yastık altına koymak veya arabaya asmak için de
gönderilmemiştir.
Kur'an'ın
gönderiliş amacı, insanların akidesini düzeltmektir. Bu bakımdan ölüler için
değil, diriler için bir rehberdir. Kur'an bir sistem olarak benimsenmelidir.
Ona dünya hayatında uyan her müslüman yolların en doğrusuna yönelmiş
olacaktır. "Biz Kur'an'dan öyle bir şey in-, diriyoruz ki o, mü'minler
için şifa ve rahmettir" (İsra/82) ayetinden böyle bir mana anlıyoruz.
Bu
ayeti böyle anlamamız, sahih hadislerde bildirilen Kur'an'dan bazı ayetleri,
bir takım hastalıklar için şifa olarak okuma anlayışına ters düşen bir durum
değildir.
Rahatsızlıklar
için şifa niyeti ile Kur'an okumayı âlimlerden bazıları bir çeşit dua olarak
tefsir etmişlerdir. Hz. Allah lütuf ve keremi ile ihlaslı olarak Allah'a
yönelmekle yapılan bu duayı kabul eder ve okunan Kur'an, hastalığa iyi gelir.
İnsanın
amacı ona başvurmak, ondan yararlanmak veya uygulamaya esas olmak üzere
anlamak olduktan sonra yanında, bürosunda veya arabasında Kur'an bulundurmasına
bir mani yoktur.
Böyle bir uygulama
sakıncalı olmak şöyle dursun Allah'ın hoşnutluğuna açılan bir kapı olur.
Burada bir hususu hatırlatmamız yerinde olacaktır: Ondan yararlanmak amacı ile
Kur'an'ı bazı yerlerde bulundurmakta sakınca bulunmadığı noktasından hareketle
onu, saygınlığına uygun düşmeyecek, ona hakaret sayılacak ve ona layık
olmayacak yerlerde bulundurmaktan korumamız gerekir.
Son Güncelleme : 06.04.2008 - 01:52
|