Üye Girişi
Close

Üye Girişi






Kayıp Şifre?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
el-Mensureti'l-Muğniyye fi şerhi Manzumeti'l-Beykuniyye E-Posta
Yazar Mustafa Refik   
03 09 2009

Hadis alimlerinin kullandıkları ıstılahlarla alakalı Muhammed b. Ömer el-Beykuni'nin kaleme aldığı "Manzumeti'l-Beykuniyye"nin şerhi...

 

PDF dosyası

 

indirme adresi:

 

 

 

 

NOT: Kitaplarımızı barındıran www.muhammediler.com ailesine teşekkürü borç biliriz..!

 

 

 

 

 

Bismillahirrahmanirrahim

     Hamd, ancak Allah içindir. O'na hamdeder. O'ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden amellerimizin kötülüğünden O'na sığınırız. Allah (azze ve celle) kimi hidayete erdirirse onu saptıracak, kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek kimse yoktur.
     Allah'tan başka ibadete layık ilah olmadığına şehadet ederim. O, tektir ve ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun kulu ve Rasulüdür.
     Allah (azze ve celle) şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Allah'tan sakınılması gerektiği şekilde sakının ve ancak müslümanlar olarak ölün." (Al-i İmran: 3/102)
     "Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir." (Nisa: 4/1)
     "Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin ki Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur." (Ahzab: 33/70-71)
     Muhakkak ki, sözlerin en doğrusu Allah'ın Kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'in yoludur. İşlerin en kötüsü ise sonradan uydurulanlardır. Sonradan uydurulup di-ne sokulan her amel bidat, her bidat sapıklık ve her sapıklık da nar-ı cehennemdedir.
     Bundan sonra (Allah sizlere ve bizlere merhamet buyursun); Gelen haberleri senedleriyle nakletmek ilk defa müslümanların kullandığı bir hususiyettir. Muhaddis ulemanın icad ettikleri bu isnad sistemi, dinimizi tahriflerden muhafaza etmiş, edebiyat başta olmak üzere sosyal içerikli ilimlere de büyük ölçüde tesir etmiştir.
     Bil ki; mesuliyet bilinci içerisinde mevzuyla alakalı veya sair İslamî ilimlerde eksikliğini gidermek için ilim talebinde olan kimse, "nereden" ve "kimden" öğreneceğine dikkat etmek zorundadır. Zira isnad dindendir. Arzı Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sünnetine dair telif ettikleri eserlerle dolduran ve takvalarıyla da davamıza ışık tutan büyük seleflerimiz ve asil haleflerinden hadis ilimlerinin tahsili bizim için bir zaruret ve aynı zamanda bir şereftir.
     Bu risale, Hayatı hakkında pek bir malumatımız olmayan Muhammed b. Ömer el-Beykuni (rahimehullah)’ın Hadis ilminde kullanılan ıstılahlardan bazılarını ihtiva eden şiir üslubuyla hazırlamış olduğu Mustalahı’l-hadis metni üzerine bir şerh çalışmasıdır. Mümkün mertebe neticesiz tartışmalarla okuyucuyu gereksiz yere oyalamadan değişik müelliflerin fikirlerini mukayeselerde bulunduk. Malumdur ki ıstılah hususunda tartışmanın bir manası yoktur. Aslolan ekser ulemanın tarifini almaktır. Zaten tabiatı gereği mevzu, şerh, nakil ve hulasa çıkarmayı gerekli kılmaktadır. Çünkü selefin yerleştirmiş olduğu muhkem esaslara yeni bir şey eklemek hiç kimsenin haddi değildir. Bu anlayış çerçevesinde hazırlanmış kitabın tercüme ve şerhini yaparken:
     Evvela şiirleri ben de şiir gibi tercüme etmek istedim ancak maksad ve meramı ifade edemiyeceğimi gördüğümden tercümeti nesir olarak yaptım.
     Metin ile şerhi birbirinden ayırdım arabi metni verdim ardına tercümeyi yaptım şerh kısmını ise dipnotlara yerleştirdim.
     Misalleri fazla getirmedim zira biz burada hülasa konuşuyoruz ama gerekli olduğunu düşündüğüm bazı misalleri vermekten de geri durmadım.
     Tercümeyi mümkün mertebe anlaşılır yapmaya çalıştım bazen parantezler koydum ama ekseriya terkettim zira şerh kısmında bunlara işaret ediyordum.
     Kültür ve düşünce sistemini yabancılardan alarak yeryüzünde bir bedbaht bir hayat yaşayan bir kısım garip tiplere taaccüb eden müslüman kimse hadis usûlü ve hadis metinlerinden oluşan sahih hadis kitaplarını mutlaka incelemelidir. Ancak bu sayede en doğru şekliyle Asr-ı Saadet'i görebilecek ve Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile ashabı (radiyallahu anhum) hazeratının hayatları üzerine ebediyete namzet bir toplum oluşturmaya manen teşvik edildiğini anlayacaktır.
     Belki en büyük faide çok zamandır milletin aklını fikrini gereksiz yere meşgul eden biz Kur’an’ı tanırız, peygamber postacıdır gibi süslü kelamlarla güya entelektüel bir yaklaşım sergileyen eblehlerden teberridir.
Böyle bir çalışmaya cüret etmekle haddimizi aştığımıza ve fazlasıyla taksirat yaptığımıza inanıyor; Allah (azze ve celle) hazretlerinden mağfiret ve rahmet, üstadlanmızdan da şefkat ve hüsn-ü niyet diliyoruz.

     Başarı Allah (azze ve celle)'den, hata ve kusurlar ancak nefsimizdendir.

Mustafa Acıoğlu
İstanbul 2009
Son Güncelleme ( 03 09 2009 )
 
< Önceki
Kapa