| Soru-Cevap Sistemi |
| Forum |
| Yarışmalar |
| Bizi Tavsiye Edin |
| Ziyaretçi Defteri |
| Red ve Avliye |
|
| Yazar Mustafa Refik | |
| 21 01 2008 | |
|
Önce "Red kelimesi
üzerinde duralım. Lugatta "geri çevirmek, kabul etmemek ve iâde etmek
gibi" manalara gelir. Fıkıhta: "Muayyen hisse sâhipleri (yani ashâb-ı
ferâiz) hisselerini aldıktan sonra, kalanı alacak asabe yoksa ve terike'de
artmış ise, bu artanın aynı mirasçılara hisseleri oranında verilmesine reddiye
denilir" tarifi esas alınmıştır. Ancak karı ve kocaya red yoluyla hisse
verilemez. Çünkü bunlar nikâh sebebiyle (Neseb noktasından değil) Ashâb-ı
Ferâize dahil olmuşlardır. Bunlara "Menlâ yüreddû aleyh" (Üzerlerine
red yapılamıyanlar) denilir. Kur'ân-ı Kerîm'de: "Hısımlar Allah'ın
kitabında (hükmünde) birbirine daha yakındırlar" hükmü beyan
buyurulmuştur. Hanefi fûkahası; onlar hısımlık sebebiyle birbirinin mirâsına
daha lâyıktırlar. Eğer artan mirâs; asabe yoksa, yine hisseleri nisbetinde
Ashab-ı Feraize intikâl ettirilir. Ancak sağ kalan eşe red yapılamaz. Sahabe-i
Kiram'dan Hz. Ömer, Hz. Ali, Abdullah İbn Mesûd ve İbn-i Abbas (ranhüm)'tan
gelen rivayet budur" hükmünü benimsemiştir. Esasen Rasulullah (sallallahu
aleyhi ve sellem)'in: "Bir kimse; bir mal veya hak bırakırsa bu
mirasçılarına âiddir" hadisi, hiçbir tahsis getirmemiştir, mâhiyeti
umûmidir. Asabe olmayınca artan malın; muayyen hisse sahiplerine, hisseleri
oranına göre vermek gerekir.Şimdi bir misâl verelim.Farzedelim ki;Fatıma hanım
vefat etti!.. Geriye kocası ve iki kızı kaldı. Mesele şöyledir:
Dikkat edilirse;
ashâb-ferâiz'den koca hissesini almıştır. Kızların hissesi de üçte ikidir.
Fakat sonuçta belli bir mal artmaktadır. Daha önce de belirttiğimiz gibi;
kocaya red yoluyla sehim verilemez. Bu durumda üzerine red yapılacak kimseler
iki kızıdır. İki kıza terikenin 3/4'ü kalmıştır. Mahreçin yükseltilmesi
gerekir: 3/4x1/2=3/8 olur ve sonuçta; red yoluyla kızların hisseleri
(terike'nin üçte ikisinden) fazla hale gelmiştir. Koca; üzerine red yapılamadığı
için, farz olan hissesini aynen almıştır.
Dikkat edilirse; Ashâb-ı
ferâizden neseb noktasından asabe olanlar, başka kimse bulunmadığı zaman red
yoluyla terikenin artanını hisseleri oranında paylaşmaktadırlar. Bunun zıddı da
sözkonusudur. Mûrisin (ölen kimsenin) terikesi; borçlarını ve vasiyetini ifâya
kafi gelmiyorsa; bu eksiklik hak sahiplerine, hakları nisbetinde taksim edilir.
Ayrıca muayyen hisselerin toplamı; asıl meselenin mahrecinden büyük çıkarsa
(yâni dağıtılacak mal az, hisse çok olursa) "Avliye" gündeme girer.
Çünkü Allahu Teala muayyen hisseleri, hepsine yeterli olmayan bir hal
içerisinde toplamıştır. Nassın muktezâsı ile sâbit olan, bizzat nass'la sâbit
olan gibidir. Böyle bir mesele ilk defa Hz. Ömer (ra)'in hilâfeti döneminde
sözkonusu olmuştur. Hz. Ömer (ra) sahabe ile istişâre ederek; hisselerin
toplamını mahreç yapmış ve bu yolla eksikliği bütün vârislere taksim etmiştir.
(Yâni hepsinin hisseleri, belli oranda azalmıştır) Bu konuda; sadece İbn-i
Abbas (ra) muhâlefet etmiş, diğer sahabe uygun bulmuştur. Şimdi bir misâlle
konuya açıklık getirelim. Farzedelim ki Havva hanım vefat etti!.. Geriye
kocası, annesi ve anne-baba bir iki kızkardeşi kaldı. Bu durumda Koca ½ Anne
1/6 ve Kızlar 2/3 alırlar. Dikkat edilirse hepsi farz olan hisselerdir. Terike'nin
tamamı 6/6 kabul edilirse (ki öyledir); hisselerin toplamı 8/6'dır!..
Dolayısıyla Allahu Teala muayyen hisseleri, hepsine yeterli olmayan bir hal
içerisinde toplamıştır. Bu durumda (Reddiye'nin zıddı) avliye gündeme girer.
Asıl mahreç (8) yapılırsa; bütün farz sahiplerinin hisseleri, muayyen bir
şekilde azalmış olur.
Avliye usûlü ile; terike
vârislere taksim edilince muayyen hisselerde belli oranlarda azalma olur. Ancak
terekenin; bütün hisseleri karşılamadığı durumlarda, zarûri bir işlemdir.
Şimdiye kadar; terikenin sarfedileceği
sınıflardan; Ashab-ı Ferâiz, asabe ve kendi hisselerinden başka, kalanı da red
yoluyla olan mirasları inceledik!.. Muhakkak ki hayatta en çok (ferâiz
konusunda) bunlarla karşılaşılır!.. Ancak mûrisin (ölen kimsenin) ashâb-ı
ferâizden ve asabeden kimsesi olmayabilir!.. Şimdi (Nâdir de olsa) bu gibi
durumlarda; terikenin nerelere sarfedileceğini ele alalım ve kısaca izah
edelim. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|