| Yazan: Mustafa Refik,
Tarih: 06.04.2008 - 01:16
|
Okunma Sayısı : 377 |
Tesbih,
boncuk veya benzeri şeylerin bir araya getirilmesiyle yapılır. Sayısı otuzüç
tane olabilir. Bu miktarda olanına genellikle sülüs (üçte bir) denilir. Çünkü
tamamı Allah'ın güzel isimlerinin üçte birine bir işarettir. Bilindiği gibi
Allah'ın güzel isimleri (esma-i hüsna) doksan dokuz tanedir. Bu sayı, namazdan
hemen sonra çekilen tesbihlerin sayısına da bir işaret olabilir. Hz.
Peygamber'in sünnetinde geçtiği üzere namazlardan sonra otuz üç defa
sübhanallah, otuz üç defa elhamdülillah, otuz üç defa daAllahu ekber denilir. Tesbihler
bazen de üç eşit parçaya bölünmüş doksan dokuzluk tesbihler şeklinde de
olabilir.
Şu anda bizim bildiğimiz bu
tesbihler, Rasûlullah'ın, sahabe veya tabiilerin döneminde mevcut değildi.
Hatta bazı tarihçiler, tesbihin İslâm toplumuna gayr-i müslimlerden geldiği
görüşündedirler. Bu duruma göre tesbih önceden bilinmeyen bir bidattir.
İslâm'ın başlangıcından itibaren ilk müslümanların tesbih çekerken
parmaklarından yararlandıkları rivayet edilmiştir. Bazı rivayetlere göre
kimileri de tesbih çekerken sayılı çekirdeklerden yararlanıyorlardı. Bir insan
sadece çektiği zikirlerin sayısını belirlemede yardımcı olsun diye tesbih
kullandığı zaman bunda herhangi bir sakınca yoktur. Bugün pek çok insanın yaptığı gibi, herhangi bir ibret
ve öğüt alma maksadı olmaksızın, gösteriş, süs veya oyuncak maksadıyla elinde tesbih
bulundurmak böyledir. Çünkü bir müslümanın böyle şeylerden uzak durması
gerekir.
Son Güncelleme : 06.04.2008 - 01:16
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|